Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Cebimdeki Yabancı Filmi Değerlendirme
#1
cebimdeki-yabanci-filmloverss-759x500.jpgDünya çapında büyük ses getiren ve 2016 yılında ülkesinde gişe rekorları kırarak İtalya’nın en prestijli ödüllerinden biri sayılan David di Donatello Ödülleri’nde en iyi film ve en iyi senaryo ödülünü kucaklayan İtalyan filmi Perfetti Sconosciuti’nin serbest uyarlaması olan Cebimdeki Yabancı bu hafta vizyona giriyor. Yönetmen koltuğunda oyuncu kimliğiyle tanıdığımız Serra Yılmaz’ın oturduğu ve Ferzan Özpetek’in ortak yapımcısı olduğu film; Belçim Bilgin, Buğra Gülsoy, Çağlar Çorumlu, Leyla Lydia Tuğutlu, Serkan Altunorak, Şebnem Bozoklu ve Şükrü Özyıldız’ın yer aldığı oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor.

Cep telefonlarına gizlenen hayatların karı-koca ve arkadaşlık ilişkilerindeki tüm dengeleri değiştirmesine tanık olacağımız Cebimdeki Yabancı’da; bir akşam yemeği için toplanan arkadaşlar, hayatlarının kara kutusu olan cep telefonlarını masaya bırakıp, tüm gelen mesajların sesli okunduğu ve tüm aramaların da ortak duyulduğu bir oyuna başlıyorlar. Yalan söylemenin ve rol yapmanın imkânsız olduğu bu oyunda, açığa çıkan ikiyüzlü tavırların ve bir sır gibi saklanan gerçeklerin karakterlerin ‘düzenli’ yaşantılarının ortasına bomba gibi düşmesine şahit oluyoruz. Bu anlamda insan ilişkilerini yeniden sorgulamaya açan film; bir ‘kara kutu’ gibi ceplerimizde taşıdığımız teknolojik aygıtlar tarafından yönetilen hayatlarımızı ve o küçücük kutunun içine hapsettiğimiz benliklerimizi nasıl köleleştirdiğimizi ekrana taşıyor.
Cebimdeki Yabancı: İnsan Kendinin Celladıdır!
Senaryosu, daha önce 1 Kadın 1 Erkek ve Devrim Arabaları gibi yapımların senaristi olarak karşımıza çıkan Murat Dişli’ye ait olan Cebimdeki Yabancı; büyük beğeni kazanan İtalyan versiyonundaki meselelere neredeyse birebir şekilde eğilirken kültürel anlamda birtakım farklılıklar da içeriyor. İtalyan kültürüne has davranış ve kültürel iletişim ritüellerini Türkiye’ye has davranış ve iletişim kodlarına uyarlamak adına senaryo ve diyaloglarda yerelleşmeye giden Dişli’nin metni de büyük oranda tutarlı ve tıkır tıkır işleyen bir sonuca varıyor. Tek mekanda geçen, son derece akıcı diyalogların yer aldığı, komediden drama ve hatta trajediye birçok farklı ögenin büyük bir incelikle harmanlandığı film; zekice yazılmış diyaloglar ile olay örgülerinin birbirine bağlandığı  bir zeminde kara mizah sosuyla da süslenerek sürprizlere, ironilere ve çatışmalara açılıyor. Birbirlerinden sakladıkları tüm sırlar ifşa olunca konfor alanları yıkılan ve savunmasız kalan karakterler, maruz kaldıkları gerçeklerin yarattığı güvensizlik hissiyle boğuşmaya girişiyorlar.
Aile, dostluk, evlilik, eski sevgililer, sadakatsizlik, ebeveyn ilişkileri, çocuk sahibi olma, ayrılık, gayri meşru fanteziler, fiziksel görünüm, cinsel kimlik, sırlar ve daha birçok konunun konuşulduğu bu oyunun gidişatı o kadar ustaca ayarlanıyor ki gelen arama ve mesajların niteliğine göre ortamdaki tansiyon ve gerilen sinirlerin dozu da artmaya başlıyor. Orijinal versiyonundan farklı olarak, bizleri olay örgüsüne daha fazla dahil etmek ve karakterlerle özdeşleşmeyi artırmak adına, yemek masasında tartışan karakterlerinin etrafında dönen sahneleri yer yer kamerayı hiç kesintiye uğratmadan tek planda vermeyi tercih eden Serra Yılmaz; Ferzan Özpetek filmlerinin olmazsa olmazı toplu yemek masası sahnelerinden aldığı ilhamı da ince bir titizlikle yansıtmış oluyor. Gerilim dozunun arttığı bir gelen aramadan sonra tazelenen gündem, çiftler arasındaki gerilimi artırırken tarafların kendilerini haklı çıkarmak için ortaya koydukları argümanlar ve konuyla ilgisi olmayanların yaptığı yorumlar, gizlenen tek bir sırrın dahi çok katmanlı işleyen yapısını açığa çıkarıyor. Özellikle iki arkadaşın birbirlerini korumak için telefonlarını değiştirmesi sonrasında merkezi bir kırılma noktasına yaşatan Cebimdeki Yabancı, beklenmedik olayların gün yüzüne çıkmasını sağlarken; aynı esnada gerçekleşen Ay tutulmasının filmde yaşanan ifşalara kattığı sembolik anlam da tutulma bittikten sonra oldukça manidar bir noktaya varıyor.
Yazılmış, çekilmiş, oynanmış özetle denenmiş ve başarı sağlamış bir formülü birkaç ufak ayrıntı dışında -ki bana kalırsa o ayrıntılar keşke hiç olmasaymış- hiç bozmadan farklı oyuncular ve farklı bir ekiple bambaşka bir kültüre uyarlayan Serra Yılmaz’ın yeniden çevrimindeki en büyük yenilik ise orijinal filmde soğuk ve kapalı tonlardaki renklerin yön verdiği gerilim atmosferinin, sıcak ve açık tonlardaki renklerin hakim olduğu bir renk paletiyle de yaratılabilmiş olması. Müzik tercihleri ve incelikli sanat yönetimiyle de orijinal filme yenilikçi bir perspektif katan Cebimdeki Yabancı; ipi boynumuza dolayan gerçek celladın, kendimizi ilk fırsatta kollarına bıraktığımız ‘cebimizdeki yabancılar’ olduğunu çiğ sinirlere dokunan bir gerçeklik ve bol kara mizah ile aktarıyor.
search?biw=1242&bih=602&tbm=isch&q=atat%...ylXRQLIhM:
KttCYVvs.jpeg
Ara
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Beni Adınla Çağır – Call Me By Your Name İnceleme Değerlendirme leooo32 0 169 11-03-2018, Saat: 15:16
Son Yorum: leooo32
  Prenses Cyd – Princess Cyd Filmi İnceleme Yorumlar leooo32 0 177 04-03-2018, Saat: 00:16
Son Yorum: leooo32
  2018 in En Güzel Yabancı Dizilerinden La Casa De Papel İnceleme leooo32 0 388 30-01-2018, Saat: 20:13
Son Yorum: leooo32
  Mükemmel Bir Boks Filmi Warrior leooo32 0 318 20-12-2017, Saat: 23:14
Son Yorum: leooo32
  2017'nin En Güzel Yabancı Dizilerinden Birisi The Punisher leooo32 0 296 16-12-2017, Saat: 20:33
Son Yorum: leooo32

Hızlı Menü: